weather
8°
Instagram
Facebook
X
YouTube
LinkedIn
Kocaeli
HAFİF YAĞMUR
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Kocaeli Haberdar Yaşam Prof. Dr. Naci Çağlar: "Artık depremi değil binaları konuşmalıyız"

Prof. Dr. Naci Çağlar: "Artık depremi değil binaları konuşmalıyız"

Prof. Dr. Naci Çağlar, depremden sonra binaların yeterince dayanıklı olmadığını vurgulayarak, Türkiye'deki yapılaşmanın ve denetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
Prof. Dr. Naci Çağlar: "Artık depremi değil binaları konuşmalıyız"
Okunma Süresi: 4 dk

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), “Türkiye’de Deprem Gerçeği” konulu söyleşi kapsamında, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ı ağırladı. 88’inci “SUBÜ Konuşmaları”nın konuşmacısı olan Prof. Dr. Çağlar, Türkiye’nin deprem gerçeği, yapısal yetersizlikler ve depreme dayanıklı binaların inşa edilmesinin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Deprem ve Yapıların Dayanıklılığı

Prof. Dr. Naci Çağlar, 6 Şubat depremleri sonrası gündeme gelen, depremin büyüklüğüne odaklanmanın yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti. Türkiye'nin depremselliğiyle ilgili tartışmaların çoğunlukla fay hatları etrafında döndüğünü belirten Çağlar, asıl sorunun binaların depreme dayanıksız olması olduğunu vurguladı. “Deprem ne kadar büyük olursa olsun, Türkiye’deki standartlara göre yapılmış binaların ayakta kalması gerekir,” dedi.

“Yıkımlar Asla Doğal Değil”

Çağlar, 6 Şubat depremleri sonrası yaşanan büyük yıkımların, sadece depremin şiddetiyle açıklanamayacak kadar ciddi bir problem olduğunu ifade etti. Türkiye’deki yapıların çoğunun depreme dayanıklılık açısından eksik olduğunu belirten Çağlar, “Depremler çok büyük olabilir ancak binaların yıkılması doğal değil. Bu tür büyük depremler, standartlara uygun yapılmış binalar için yıkıcı olmamalıdır.” diyerek, yıkımın önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmadığını belirtti.

Yönetmelikler Yetersiz mi?

Prof. Dr. Çağlar, Türkiye’de deprem yönetmeliklerinin teorik olarak yeterli olduğunu ancak bu yönetmeliklerin sahada uygulamada eksik kaldığını ifade etti. “Depremler büyük olmasına rağmen binalar bu şekilde yıkılmamalıydı. Türkiye’nin yapı stoğunun sadece yüzde 14’ünün yıkılması, yönetmeliklerin tam olarak uygulanmadığının göstergesidir.” Bu durum, uygulama eksikliklerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yıkılan Binaların OranıYapılan Binaların Sağlamlık Durumu
%14Yetersiz denetim ve standartlara uyum

Binaların Denetim Altında Olması Gerekiyor

Prof. Dr. Çağlar, “Bir inşaat ustası, yıkılan binada kimlerin çalıştığını öğrenebilirse, işini gerektiği gibi yapar” diyerek, inşaat sektöründe işin ehli kişilerin ve uzmanların sorumluluk taşımasının önemine vurgu yaptı. Ayrıca, inşaat denetim mekanizmalarının daha etkin bir şekilde çalışması gerektiğini belirten Çağlar, “Ülkemizde denetim mekanizması etkin değil, bu alanda daha fazla denetim yapılmalı” dedi.

Sakarya ve Deprem Kültürü

Sakarya'nın, Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle deprem kültürü açısından önemli bir şehir olduğunu ifade eden Çağlar, ancak şehirde hala depreme dayanıksız binaların bulunduğuna dikkat çekti. “Sakarya’daki binaların büyük bir kısmı hala depreme yeterince dayanıklı değil. 1999’daki depreme dayanıklı olan binalar 6 Şubat depreminde yıkıldı.” diyerek, tüm binaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Kentsel Dönüşüm ve Depreme Dayanıklı Yapılaşma

Söyleşide, Türkiye’de kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması ve binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiği üzerinde duruldu. Prof. Dr. Çağlar, “Kentsel dönüşüm projelerinin sadece görüntüsel değil, yapısal olarak da depreme dayanıklı olması önemlidir. Bu, toplumun güvenliği için elzemdir.” dedi. Ayrıca, binaların sadece yıkılmasından değil, doğru yapılaşmadan geçmesi gerektiğini ifade etti.

Denetimlerin Güçlendirilmesi Gerekiyor

Prof. Dr. Çağlar, denetimlerin daha titiz ve şeffaf bir şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekti. “Yapıların sağlamlıkları ve depreme dayanıklılığı konusunda denetimler daha sıkı yapılmalı ve gerekirse yasal önlemlerle güçlendirilmelidir.” dedi.

Depreme Hazırlık ve Sorumluluk

Son olarak, Prof. Dr. Naci Çağlar, halkın deprem bilinciyle yetiştirilmesi gerektiğini ve depreme yönelik farkındalık oluşturulmasının önemini vurguladı. “İnsanların binalarının deprem performansını öğrenmeleri ve deprem konusunda bilinçli olmaları çok önemli. Herkes sorumluluk taşımalı ve binalarını denetlemelidir.” dedi.

Türkiye’de deprem gerçeği ile yüzleşirken, yalnızca depremleri değil, binaları konuşmalıyız. Depremden korunmanın yolu, sağlıklı ve dayanıklı yapılar inşa etmekten geçiyor. Bu da ancak denetimlerin ve eğitimin etkin bir şekilde yapılmasıyla mümkün olacaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Düzce'de Ramazan öncesi zabıtadan sıkı denetim

Düzce'de Ramazan öncesi zabıtadan sıkı denetim